Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Savaşlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Fil Vakıası

 Fil Vakıası : Kâbe'yi yikmak üzere büyük bir orduyla gelen Yemen valisi Ebrehe'nin ordusuna saldiran kuslar. Ebâbil, Arapça'da "bölükler, sürü, sürüler" demektir. Kelime, Kur'ân-i Kerim'de Fil sûresinin üçüncü âyetinde geçmektedir. Fil sûresinde olay söyle anlatilmaktadir: "Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine ne yapti? Onlarin tuzaklarini bosa çikarmadi mi? Üstlerine sürü sürü kuslar gönderdi. Onlara çamurdan sertlesmis taslar atiyorlardi. Nihâyet onlari yenilmis ekin yapragi gibi yapti." (el-Fil, 1I5/1-5). Bu olay Hz. Peygamber'in dogdugu yil olmus ve orduda bulunan fil/fillerden dolayi Araplar arasinda "Fil Vak'asi", geçtigi yil ise "Fil Yili" olarak meshur olmustur. Olay kaynaklarda söyle zikredilmektedir: Habesistan Krali Necâsi Ashame'nin, Yemen'e hükümdar tâyin ettigi Ebrehe b. Sabbah el-Esrem, Mekke'ye giden kervan ve Kâbe ziyaretçilerini çekmek ve San'a sehrini ticaret merkezi haline getirmek...

Gazneli Hanedanlığının Kurulması

Samani hükümdarı Abdül Melik, 961'de ölünce, Kabil bölgesinde yeni bir kuvvet yükselmeye başladı. Bu kuvvetin başında, Samani devletinin sınırındaki Gaz-ne'de küçük bir şehir devleti kuran, (962) Samani ordularının köle Türk komutanı Alp-Tiğin vardı. Şimdi bunun yerine, kendisinden daha maceraperest olan ve topraklarını genişleterek, adını başkenti Gazne'den (bugün Afganistan'da, Kabil'in 65 mil Güney Batısında bulunan Gazne) alan Gazneliler hanedanlığını kuran damadı Sebüktekin geçti. Sebüktekin'den sonra ise hepsi kendi çizgisinden olan 16 Gazne hükümdarı tahta geçti. Daha sonraki yirmi yıl boyunca, Sebüktekin Batıda Samanilerden Horosan'ın büyük bir bölümünü ve Doğuda Peşaver'e kadar olan bölgeyi aldı. Hindistan'a yapılan saldırıların gelenek haline gelmesi bunun zamanına rastlar. Bu seferler, daha sonra, oğlu ve hanedanlığın en meşhur üyesi olan Mahmud (998-1030) tarafından daha kuvvetli ve düzenli bir şekilde devam ettirildi. İran'daki topra...

Fatımilerden El-Hakim'in Tahta Çıkışı

El-Azik'in Mısır'daki zenginlik ve huzur dolu idaresinden (975-96) sonra sıra 11 yaşındaki oğlu el-Hakim'e (h. 996-1021) ve uzun bir huzursuzluk dönemine gelmişti. El-Hakim daha sonra tuhaf, keyfi ve gaddarca politikaları ile tanınacaktı; muhtemelen akli dengesi yerinde değildi. Kamu hayatını etkileyen beyanatlarında ifrat ile tefrit arasında gidip gelmekteydi. Dini zulümleri Hristiyan ve Yahudilere olduğu kadar Sünni Müslümanlara yönelikti. Her şeyden öte, günden güne daha aşırı İsmaili bir tavır takınarak sonunda, mensuplarını gerçekten kendi Hanlığına inandıkları Dürzi dininin çıkmasına neden olan ilahlık iddiasına başladı. Not:   Bu yeni mezhebin kurucusu ve isim babası, 1017'de Buhara'dan Mısır'a gelen ve ilahi ruhu Hz. Ali ve İmamlar vasıtasıyla el-Hakim'e intikal ettiğini ve vaazlar vermeye başlayarak onu ilahlaştıran, Muhammed bin İsmail el-Darazi (ö. 1019) adında İranlı bir İsmaili idi. Onun vaazları halk arasında karışıklıklara sebep oldu ve el-Dar...

Gazneli Mahmud'un İktidarı Ele Geçirmesi

İslam tarihindeki önemli şahsiyetlerden birisi olan Yeminüdevle Mahmud (daha çok Gazneli Mahmud olarak bilinir, ö. 1030), babasının Gazneliler hanedanlığı için veliaht tayin ettiği ağabeyi İsmail'i kovduktan sonra, 27 yaşlarında iken, Gazneliler devletinin (Afganistan ye Kuzey İran) hükümdarı oldu ve 32 yıl hüküm sürdü. İslam Devletinin içinden çıkan bütün küçük krallıklar gibi, Gazneliler de her açıdan bağımsız oldular. Fakat sahip oldukları topraklarda hakimiyetlerinin meşrulaştırması karşılığı olarak, Bağdat'ta bulunan Abbasi halifesi el-Kadir'e (h. 991-1031) biat etmişlerdi. El-Kadir, Mahmud'a Yeminüddevle (devletin sağ kolu) unvanını verdi. Önemli bir askeri ve siyasi lider olduğu kadar, gayretli bir Müslüman ve Sünniliğin destekçisi (bütün Türkler gibi) olan Mahmud, kabul edilmiş dini naslara aykırı olanlar ve kafirler için bir felaket oldu. Esas gayretlerini, İslam'ın, iik kez 711'de Araplar tarafından getirildiği halde, önemli bir gelişme kaydedemediği H...

EMEVİLER DÖNEMİ

 EMEVİLER DÖNEMİ Muaviye Dönemi  Hz. Osman zamanında Şam valiliğine getirilen Muaviye, 661 yılında halife oldu. Muaviye Emevi Devleti'nin ilk hükümdarıdır. Bu dönemde halifelik seçim sisteminden çıkarılarak saltanat haline getirildi. İstanbul kuşatıldı fakat alınamadı.  UYARI : İslam tarihinde ilk defa Emeviler İstanbul'u kuşatmıştır. Ölmeden önce oğlu Yezid'i halife tayin etti ve böylece halifelik resmen saltanat haline geldi. Yezid Dönemi  Muaviye 680 yılında öldükten sonra yerine oğlu Yezid halife oldu. Kufeliler de Hz. Hüseyin'i halife seçtiler.  UYARI : Bu dönemde Kuzey Afrka'nınfethi tamamlanmasına rağmen, Berberilerin ayaklanması ile bölge tekrar elden çıkmıştır. Kuzey Afrika ancak Abdülmelik zamanında kontrol altına alınabilmiştir. Yezid ve Hz. Hüseyin taraftarları 681 yılında Kerbela denilen yerde karşılaştı ve Hz. Hüseyin ve taraftarları, Yezid ordusu tarafından öldürüldü. İslamiyet toplumu bu olaydan sonra Sunniler ve Şiiler olarak ikiye ayrıldı. Abdü...

Hakem Olayı

 Hakem Olayı Sıffin Savaşı'nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına başvurmayı gerekli gördü. Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eş'ari, Muaviye'nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu. Hakemler Muaviye'nin entrikası sonucu onu halife seçti. Müslümanlar üç gruba ayrıldı. 1. Hz. Ali taraftarları; Şiiler 2. Muaviye taraftarları; Sunniler 3. Tarafsızlar (Hariciler) UYARI : Bu olayla İslam dünyasında ilk ayrılıklar başlamış ve mezhep ayrılıklarının temeli atılmıştır. Hariciler'in ayaklanması sonunda 661 yılında Hz. Ali öldürüldü. UYARI : Hz. Ali döneminde Müslümanlar arasında yapılan savaşlardan dolayı fetihler durgun miş ve Tunus kaybedilmiştir.