Samani hükümdarı Abdül Melik, 961'de ölünce, Kabil bölgesinde yeni bir kuvvet yükselmeye başladı. Bu kuvvetin başında, Samani devletinin sınırındaki Gaz-ne'de küçük bir şehir devleti kuran, (962) Samani ordularının köle Türk komutanı Alp-Tiğin vardı. Şimdi bunun yerine, kendisinden daha maceraperest olan ve topraklarını genişleterek, adını başkenti Gazne'den (bugün Afganistan'da, Kabil'in 65 mil Güney Batısında bulunan Gazne) alan Gazneliler hanedanlığını kuran damadı Sebüktekin geçti.
Sebüktekin'den sonra ise hepsi kendi çizgisinden olan 16 Gazne hükümdarı tahta geçti. Daha sonraki yirmi yıl boyunca, Sebüktekin Batıda Samanilerden Horosan'ın büyük bir bölümünü ve Doğuda Peşaver'e kadar olan bölgeyi aldı. Hindistan'a yapılan saldırıların gelenek haline gelmesi bunun zamanına rastlar. Bu seferler, daha sonra, oğlu ve hanedanlığın en meşhur üyesi olan Mahmud (998-1030) tarafından daha kuvvetli ve düzenli bir şekilde devam ettirildi.
İran'daki topraklarını Selçuklular'a (1038-1194) kaptırdıktan sonra Gazneliler en sonunda Orta Afganistan'dan olan ve 1186'da Gaznelilerin Pencap'taki kalan topraklarını da alan Gurlular (ykl. 1000-1215) tarafından Gazne'den çıkarıldılar.
ADL (Adil olan, adaleti emreden) "Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır". (Maide Suresi, 8) Allah adalet yapanların en hayırlısıdır. O'nun mizanı tüm kainatı kuşatmıştır. O, adaletini dünyada ve ahirette kullarına gösterecektir. Herşeyi hakkıyla gören, herşeyin içini dışını bilen, herşeyden haberdar olan Allah'ın tüm işleri hikmetli ve adaletlidir. İnsanların yaşamları boyunca işledikleri tüm fiiller muhakkak Allah'ın adaletine göre değerlendirilecektir. Zulüm yapanların zulümleri elbette karşılıksız kalmayacağı, iyi tek bir sözün bile mükafatının verileceği, Kuran'da bizlere bildirilmiştir. Zaten iyi ile kötü bir olamayacağına göre tüm bunların adilce değerlendirileceği bir yer olmalıdır. İşte bu yer ahirettir; Allah'ın sonsuz adaletinin tecell...
Yorumlar
Yorum Gönder