Ana içeriğe atla

OSMANLI DEVLETİ HALİFELERİ (1517-1924)

 OSMANLI DEVLETİ HALİFELERİ (1517-1924) 

1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye savaşlarıyla Mısır’da Memlükhakimiyetine son vererek Hilafet’i Osmanlı Devleti’ne bağlayan Yavuz Sultan Selim, Osmanlı Devleti’nin de ilk Halifesi olarak tarihe geçmiştir. Mukaddes emanetler Yavuz’a Mekke Şerifi Şerif II.Berekat tarafından gönderilmiştir. Halen, Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesi’nde korunmakta ve sergilenmektedir 

1517-1520 YAVUZ SULTAN SELİM (I.) 

1520-1566 KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN (I.) 

1566-1574 II. SELİM (SARI) 

1574-1595 III. MURAD 

15951-603 III. MEHMED 

1603 -1617 AHMED 

1617-1618 MUSTAFA (DELİ) 

1618 – 1622 II. OSMAN (GENÇ) 

1622-1623MUSTAFA (DELİ)( 2.Kez ) 

1623 -1640 IV. MURAD 

1640 -1648 İBRAHİM (DELİ) 

1648 -1687 IV. MEHMED (AVCI) 

1687 – 1691 II. SÜLEYMAN 

1691 -1695 II. AHMED 

1695 -1703 II. MUSTAFA 

1703 -1730 III. AHMED 

1730 -1754 I. MAHMUD 

1754 – 1757 III. OSMAN 

1757 – 1774 III. MUSTAFA (CİHANGİR) 

1774 -1789 I. ABDÜLHAMİD 

17891807 III. SELİM 

1807 – 1808 IV. MUSTAFA 

1808 -1839 II. MAHMUD 

1839 -1861 I. ABDÜLMECİD 

1861 -1876 ABDÜLAZİZ 

1876 -1876 V. MURAD (DELİ) 

1876 -1909 II. ABDÜLHAMİD 

1909 -1918 V. MEHMED REŞAD 

1918 -1922 VI. MEHMED VAHDETTİN 

1922 -1924 II. ABDÜLMECİD 

Yavuz Sultan Selim’in 1517 Mısır Seferi ile Memlük Devleti’ne son vererek Osmanlıya taşıdığı Halifelik makamı 3 Mart 1924 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından kaldırılmıştır. Böylece bir savaşla ve bir mücadele sonunda elde ettiği İslam Hilafeti Sancağını, 407 yıl sonra kendi rızasıyla ve İslam tarihinin son halkası Osmanlı Devletiyle birlikteortadan kaldırmıştır. Ve İslam Devleti sıfatı taşıyan devletler artık Milli Devlet sıfatıyla kurulmuş, İslam coğrafyasındaki bütün devletler bundan sonra etnik temelde ve milli hüviyette devletler olarak yer almışlardır. 




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hz. Muhammed'in Hayatı

Muhammed (Arapça: مُحَمَّد, Arapça telaffuz: [muħammad]; y. 570 - 8 Haziran 632 ), dünyanın en kalabalık ikinci dini olan İslam'ın kurucusu ve merkezî figürü olan dinî, askerî ve siyasi Arap liderdir .  Arap Yarımadası 'nın tamamını ele geçirerek Müslüman hâkimiyetini tek bir yönetim altında birleştirmiş ve böylece İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ın yanı sıra, öğretileri ile uygulamalarını güvence altına alarak İslami dinî inancın temelini oluşturmuştur.  Müslümanlar tarafından Âdem, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tek tanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan kişi ve Allah 'ın insanlara gönderdiği son peygamber olduğuna inanılır. Hat sanatında "Muhammed" adının yazılışı. Sol taraftaki küçük yazıda ise "Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun" cümlesi yer almaktadır. Doğum : Muhammed bin Abdullah (Arapça: مُحَمَّد بنِ عَبد الله) 570 yılında  Mekke, Hicaz, Arabistan (günümüzde Suudi Arabistan ) ...

Hz. Muhammed’in Örnek Ahlakı

  Hz. Muhammed’in Örnek Ahlakı Hz. Muhammed üstün kişiliği, güvenilirliği, insana değer vermesi , hakkı gözetmesi, sabırlı ve hoşgörülü oluşuyla en güzel örnektir. Hz. Muhammed’in en önemli özelliği, başkalarına önerdiği öğütleri ve ahlak kurallarını önce kendi yaşamında uygulamasıdır. O, kendini başkalarından üstün görmemiş, Kur’an ’ın öğütlerini ve yasaklarını yaşamının her anında uygulamıştır. Bu konuda , Kur’an’ın , ”Ey iman edenler ! yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz.” Ayetlerini kendine ilke edinmiştir. HZ.MUHAMMED’İN YAŞAMINDA ÖNEM VE ÖNCELİK VERDİĞİ BAZI AHLAKİ KAVRAMLAR ADALET ADİL OLMA     CESARET                                                                  GÜVEN                                  GÜ...

Ebva Köyü (Milâdî 576. Hz. Âmine'nin Defni)

Ebva Köyü  Peygamberimiz (s.a.v.) 'in annesi ne zaman, nerede ve nasıl vefat etmiştir?  Hz. Âmine , Kâinatın Efendisi oğluyla Medine 'de bir ay kaldıktan sonra, Mekke 'ye dönmeye karar verdi. Akrabalarıyla vedâlaşarak şehirden ayrıldılar.  Çöl seccadesinde üç yolcu:  Hz. Âmine, Şanlı Evlâdı ve Ümmü Eymen . Hepsinin de mânâ âleminde bir başkalık vardı. Aziz anne ve şerefli evladının ruhlarını ayrılık ve hasret rüzgârı dalga dalga dövüyordu. Henüz genç yaşta ve evliliklerinin ilk aylarında ebedî âleme yolcu ettiği kocasını hatırlayan Hz. Âmine'nin gözleri oluk oluk su akıtan bir pınarı andırıyordu.  Peygamber Efendimiz de, aziz annesinin bu gözyaşlarına dayanamıyor, o da ışıl ışıl ağlıyordu. Damla damla akan gözyaşları, rahmet yağmuru gibi elbisesini ıslatıyordu. Henüz yolu yarılamışlardı ki, Hazret-i Âmine âniden rahatsızlandı.  Peygamberimiz (s.a.v.) ve Ümmü Eymen 'i bir telaş kapladı. Gittikçe şiddetini arttıran hastalık karşısında ne yapabilirlerdi?...