Ana içeriğe atla

CAFER BERMEKÎ


Abbasi halifelerinin en kudretlisi olarak kabul edilen Harun Reşid'in yakın dostu ve veziri idi. 
Genç yaşta olmasına rağmen zekası, bilgisi, dirayeti ve dehasıyla devletin en yüksek mevkisini işgale lâyık görülmüş, fakat bir süre sonra, çocukluk arkadaşı olan halife Harun Reşid tarafından idamına hükmedilmiştir. 
Bir gece yarısı saraya davet edilen Cafer, giyinip kuşandıktan sonra yanındaki görevli ile saraya ulaştığında kendisini hemen bir çadır içine sokmuşlar ve onu kadetmekle vazifeli olan adam tarafından, bütün yalvarmalarına rağmen; boynu kılıçla kesilmek suretiyle öldürülmüştür. Kesik başı hemen saraya götürülüp Harun Reşid'e gösterilmiştir. Arkadaşı ve vezirinin kanlar içindeki başına bakan Harun'un çok üzülüp ağladığı da rivayet edilmiştir. 
Cafer Bermekî'nin idamına bir çok sebepler gösterilmekle beraber asıl mesele, Harun Reşid'in, gittikçe büyük bir itibar kazanan Bermekî sülalesinin, ilerde kendi iktidarını sarsacağını düşünmüş olmasıdır. Buna benzer hadiseler tarihte o kadar çok yaşanmıştır ki sayılacak olsa bitmez. Ne var ki insanoğlu hadiseleri çabucak unutur ve ondan ders çıkartmasını da bilmez. 
Büyüklerden birinin şu sözü ne kadar manidardır: 
"Saray erkanı, tıpkı yüksek bir dağa tırmanıp da sonra aniden düşen insanlara benzerler. Ne kadar yükselirlerse düşüşleri de o kadar feci olur." 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hz. Muhammed'in Hayatı

Muhammed (Arapça: مُحَمَّد, Arapça telaffuz: [muħammad]; y. 570 - 8 Haziran 632 ), dünyanın en kalabalık ikinci dini olan İslam'ın kurucusu ve merkezî figürü olan dinî, askerî ve siyasi Arap liderdir .  Arap Yarımadası 'nın tamamını ele geçirerek Müslüman hâkimiyetini tek bir yönetim altında birleştirmiş ve böylece İslam'ın kutsal kitabı Kur'an'ın yanı sıra, öğretileri ile uygulamalarını güvence altına alarak İslami dinî inancın temelini oluşturmuştur.  Müslümanlar tarafından Âdem, İbrahim, Musa, İsa ve diğer peygamberlerin daha sonradan tahrif edilmiş tek tanrılı dinlerini onaran ve tamamlayan kişi ve Allah 'ın insanlara gönderdiği son peygamber olduğuna inanılır. Hat sanatında "Muhammed" adının yazılışı. Sol taraftaki küçük yazıda ise "Allah'ın salât ve selâmı üzerine olsun" cümlesi yer almaktadır. Doğum : Muhammed bin Abdullah (Arapça: مُحَمَّد بنِ عَبد الله) 570 yılında  Mekke, Hicaz, Arabistan (günümüzde Suudi Arabistan ) ...

Hz. Muhammed’in Örnek Ahlakı

  Hz. Muhammed’in Örnek Ahlakı Hz. Muhammed üstün kişiliği, güvenilirliği, insana değer vermesi , hakkı gözetmesi, sabırlı ve hoşgörülü oluşuyla en güzel örnektir. Hz. Muhammed’in en önemli özelliği, başkalarına önerdiği öğütleri ve ahlak kurallarını önce kendi yaşamında uygulamasıdır. O, kendini başkalarından üstün görmemiş, Kur’an ’ın öğütlerini ve yasaklarını yaşamının her anında uygulamıştır. Bu konuda , Kur’an’ın , ”Ey iman edenler ! yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz.” Ayetlerini kendine ilke edinmiştir. HZ.MUHAMMED’İN YAŞAMINDA ÖNEM VE ÖNCELİK VERDİĞİ BAZI AHLAKİ KAVRAMLAR ADALET ADİL OLMA     CESARET                                                                  GÜVEN                                  GÜ...

Ebva Köyü (Milâdî 576. Hz. Âmine'nin Defni)

Ebva Köyü  Peygamberimiz (s.a.v.) 'in annesi ne zaman, nerede ve nasıl vefat etmiştir?  Hz. Âmine , Kâinatın Efendisi oğluyla Medine 'de bir ay kaldıktan sonra, Mekke 'ye dönmeye karar verdi. Akrabalarıyla vedâlaşarak şehirden ayrıldılar.  Çöl seccadesinde üç yolcu:  Hz. Âmine, Şanlı Evlâdı ve Ümmü Eymen . Hepsinin de mânâ âleminde bir başkalık vardı. Aziz anne ve şerefli evladının ruhlarını ayrılık ve hasret rüzgârı dalga dalga dövüyordu. Henüz genç yaşta ve evliliklerinin ilk aylarında ebedî âleme yolcu ettiği kocasını hatırlayan Hz. Âmine'nin gözleri oluk oluk su akıtan bir pınarı andırıyordu.  Peygamber Efendimiz de, aziz annesinin bu gözyaşlarına dayanamıyor, o da ışıl ışıl ağlıyordu. Damla damla akan gözyaşları, rahmet yağmuru gibi elbisesini ıslatıyordu. Henüz yolu yarılamışlardı ki, Hazret-i Âmine âniden rahatsızlandı.  Peygamberimiz (s.a.v.) ve Ümmü Eymen 'i bir telaş kapladı. Gittikçe şiddetini arttıran hastalık karşısında ne yapabilirlerdi?...